Vize için gerekli işlemleri tamamladıktan sonra geriye vize alabileceğinizi umarak beklemek kalıyor. Bu süre zarfında boş oturmayıp gitmeyi düşündüğünüz yerlerle ilgili araştırma yapmanız yararınıza olacaktır. Interrail sırasında çok kısa zamanda birçok yeri gezdiğinizden ancak belli başlı şeyleri görebiliyorsunuz ve o şehirde sizin özel ilgi alanınıza giren başka şeyler de varsa ne yazık ki bunları ıskalıyabiliyorsunuz. Örneğin Belçika'nın Chimay ya da Rodenbach marka birasının çok ünlü olduğunu ve mutlaka denemeniz gerektiğini sonradan gazetede okuyup benim gibi iç çekebilirsiniz. Böyle bir ön araştırma yapmanız elbette şart değil, ancak daha fazlasını keşfetmek/yaşamak istiyorsanız bu tarz bir araştırma yapmanızı şiddetle tavsiye ederim. Eğer daha önce oralarda bulunmuş ya da oralarda yaşayan tanıdıklarınız varsa en güzel bilgileri onlardan alabilirsiniz. Bu araştırmaları yaparken klasik turistik bilgilerden çok daha spesifik, ilgi alanınıza giren, hobilerinize yönelik bilgiler üzerinde durun. Çünkü klasik anlamdaki turistik bilgileri hem yolculuk sırasında yanınızda olacak rehber kitabınızdan hem de tourism information'lardan alabilirsiniz.
Bekleme süresini tamamlayıp vizenize kavuştuktan sonra interrail maratonunuzu resmen başlamış sayabilirsiniz. Resmi tüm işlemleri tamamladığınıza göre artık kişisel ihtiyaçlarınıza yönelmenin vakti geldi. Interrail sırasında ihtiyacınız olacak en önemli şey şüphesiz sırt çantası. Sürekli hareket halinde olacağınızdan uyduruk bir çanta yerine sizi üzmeyecek kalitede bir çanta kullanmanızda yarar var. Çünkü alacağınız kalitesiz çantalar yırtılabilir, ipleri kopabilir ve dolayısıyla sizi yarıyolda bırakabilir. Tüm eşyalarınızın içinde bulunduğu bir çantanın bu hale düşmesini istemezsiniz heralde. Eğer hostellarda değil de camping alanlarında kalmayı tercih edecekseniz, yanınıza ayrıca uyku tulumu ve mat almanız gerekecek. Bu konuda benim tavsiyem, eğer çok dolaşacaksanız ve çantanız mümkün olduğunca hafif olsun istiyorsanız sadece hostelları tercih etmeniz. Yine kendi yolculuğumdan örnek verirsem yanımda götürdüğüm tulum ve matı bir kere olsun kullanmadım. Zaten elinizde bu malzemeler yoksa para verip aldığınıza değmez. Çünkü camping alanları genelde şehir dışında ve aradaki fiyat farkı ulaşıma ve çektiğiniz çileye gidiyor :) Benim tavsiyem şehir içindeki uygun fiyatlı hostelları tercih etmeniz yönünde olacaktır. Elbette seçim size kalmış. Bunun dışında interrail boyunca giyeceğiniz ayakkabılar hem mevsim şartlarına uygun olmalı, hem de uzun süreli yürüyüşlerde sizi rahatsız etmemeli. Eğer yeni bir ayakkabıyla yola çıkacaksanız dikkat etmeniz gereken bir nokta daha var. Yeni aldığınız ayakkabıları evde toplam 8 saat olmak üzere denemeniz gerekli. Çünkü bu süre içerisinde ayakkabınız ayağınızın formunu alacak ve olası rahatsızlıklar varsa daha yola çıkmadan farketmiş olacaksınız. Ayakkabıyı dışarıda giymediğiniz için de herhangi bir problem olması halinde rahatlıkla iade edebileceksiniz. Bunların dışında para, pasaport ve değerli belgelerinizi saklayabileceğiniz giysi altında taşınan bir çanta almanız gerekli. Bunlar bel çantası ya da boyna takılan çanta şeklinde outdoor mağazalarından temin edilebilir. Ayrıca para saklamak için fermuarlı gizli bölmesi olan kemerler de işinize yarayabilir.
İstanbul'da outdoor ürünleri satan birçok firma var. Bunlardan en hesaplıları arasında Karaköy Meydanı'nda bulunan Atlas Kamp geliyor. Buradan alışveriş yaparken mutlaka pazarlık yapın. Çünkü nakit ödemeniz halinde oldukça tatminkar indirimler yapıyorlar. Atlas Kamp dışında Adrenalin firmasından da yararlanabilirsiniz. Adrenalin de nakit ödemelerde %10 indirim yapıyor. Adventure Republic ve Kutup Ayısı da outdoor ürünleri bulabileceğiniz diğer mağazalar. Elbette İstanbul'da outdoor ürünleri bulabileceğiniz yerler bunlarla sınırlı değil, ancak ilk aşamada aklıma gelen yerler bunlarla sınırlı. Bazı ürünlerde Atlas Kamp oldukça iyi fiyatlar verebiliyor, bu yüzden benim en çok tercih ettiğim yer orası. Fakat almak istediğiniz ürünün diğer mağazalardaki fiyatlarına bakıp da gitmenizde yarar var.
Gelelim seçeceğiniz rehber kitaba. Lonely Planet ve Let's Go bu alanda tercih edilen en popüler yayıncılar. Biz Lonely Planet'in Europe On A Shoestring ve Western Europe kitaplarını kullandık. İkisi de birbirine benzer içeriklere sahip. Ancak Europe On A Shoestring tüm Avrupa'yı kapsıyor ve daha hesaplı seçeneklere de yer veriyor. Western Europe zaten birimizde vardı, Europe On A Shoestring'i de interrail'e daha çok hitap ettiği için aldık. Europe On A Shoestring'i Madrid metrosuna hediye edene kadar yoğun olarak kullandık, bundan sonrasında ise Western Europe'la yetindik. Bunlar dışında Europe Through the Back Door 2007, The Rough Guide to Europe 2006 ve Let's Go 2007 Europe yararlanabileceğiniz benzer kitaplar. Bu kitaplardan bazılarını İstiklal Caddesi'ndeki Pandora ve Robinson Crusoe 389'dan bulabilirsiniz.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment