Interrail sırasındaki en önemli noktalardan biri de paranızı nasıl taşıyacağınız. Bu konuda benim tavsiyem uluslararası kullanıma açık bir bankamatik kartı edinmeniz. Bazı bankalar talimat vermeniz halinde bankamatik hesabınızdaki parayı otomatik olarak B tipi likit fon alarak saklıyor ve para çekeceğiniz zaman gerekli kadarını yine otomatik olarak bozduruyor. Komisyon oranlarına da dikkat ederek kendinize uygun bir bankamatik kartı edinmeniz parayı nasıl saklayacağınız konusundaki endişelerinizi azaltacaktır. Harcamalarınızı kredi kartıyla da yapabilirsiniz. Ancak şunu unutmayın ki gerek bankamatik gerekse kredi kartıyla olan tüm işlemleriniz bankanın kuruna göre (Y)TL üzerinden gerçekleştiriliyor. Bildiğim kadarıyla Citibank'da Euro hesabı açarsanız işlemleri Euro üzerinden gerçekleştirmek mümkün. Ayrıca Citibank bankamatiklerinden para çekerseniz komisyon da alınmıyor. Ancak bu bilgilerin güncelliği konusunda size garanti veremeyeceğimden bankalar arasında araştırma yapıp koşulları size en uygun geleni tercih etmenizde yarar var.
Buraya kadar olan hazırlıkları tamamladıktan sonra geriye konaklama işini halletmek kalıyor. Daha önce bahsettiğim gibi konaklamayı para vermeden bile halledebilirsiniz. Bunun için rotanızı maksimum arkadaş ya da akraba ziyareti yapacak şekilde ayarlamanız bir çözüm olabilir. Onun dışında Hospitality Club, Servas ve CouchSurfing gibi oluşumlardan yararlanabilirsiniz. Bunlarla ilgili daha detaylı bilgi edinmek için web sitelerini inceleyebilirsiniz. Eğer hostellarda kalacaksanız, yolculuklarınızı mümkün olduğunca geceleri yapmaya çalışın. Böylelikle o gecelik hostel masrafından da kurtulmuş olacaksınız. Rotanızı maksimum gece yolculuğu olacak şekilde ayarlayın ve 2 ileri 1 geri gitmekten çekinmeyin. Bu gece yolculuklarının aktarmasız ya da uykunuzu fazla etkilemeyecek sayıda aktarmaya sahip olmasına da dikkat edin.
Gelelim hostellarla ilgili bilgilere. Eğer yolculuk yaptığınız dönem yoğun sezona rastlıyorsa gideceğiniz bir sonraki yer için en azından 2-3 gün önceden rezervasyon yapmanız yararlı olabilir. Çünkü bazen kalacak yer bulmanız oldukça büyük bir sorun haline dönüşebiliyor. Zaten kısıtlı olan zamanınızı hostel arayarak geçirmek istemeyeceğinize emin olabilirsiniz. Bazen ucuz oteller de hostella başabaş, hatta daha bile hesaplı oluyor. Konaklayacağınız hostel ya da oteli seçmede en büyük yardımcınız rehber kitabınız ve internet olacak. Rehber kitabınızın içinde o şehirde konaklayabileceğiniz bazı yerlerin isimleri, telefonları ve fiyatları bulunuyor. Ancak o bilgilere dikkat edin, bazen hatalar olabiliyor. Kısaca örnek vermem gerekirse yanlış yazılmış bir telefon numarası yüzünden kredi kartımdan boş yere 45€'luk bir ödeme yapmış oldum. Bununla ilgili hikayeye ileride interrail yolculuğumuzu anlatırken yer vereceğim. Size verilen fiyata nelerin dahil olduğuna da dikkat etmek gerekiyor. Bazı yerler kahvaltıyı fiyata dahil ederken, bazılarında ekstra ücrete tabi oluyor. Kimi hostellarda laundry ve internet kullanımı bile fiyata dahil olabiliyor. Internetten kalacak yer bulmada yararlanabileceğiniz birçok site bulunuyor, ancak bizim en çok kullandıklarımız www.hostelworld.com ve Hostelling International oldu. Bu sitelerde yalnızca kredi kartıyla rezervasyon yapılabiliyor. Eğer kredi kartınızı kullanmak istemiyorsanız, google ya da www.hostelz.com sitelerinde arama yaparak kalmak istediğiniz yerin telefonuna ulaşmayı deneyebilirsiniz. Biz mümkün olduğunca telefonla ve kredi kartı vermeden rezervasyon yapmaya çalıştık. Size de tavsiyem bu yönde olacaktır. Telefon görüşmelerini her şehirde bulacağınız call shop'lardan oldukça uygun fiyatlara yapabilirsiniz. Bazı yerlerin kendi internet siteleri de bulunuyor ve bu sitelerin bazıları kredi kartı istemeden rezervasyon yapmanızı sağlıyor. Hostelling International'a bağlı hostellarda kalabilmeniz için Uluslararası Hostel Kartı sahibi olmanız zorunlu olabiliyor. Bazense bu karta sahip olmayanlar gecelik daha fazla ödemek şartıyla konaklayabiliyor. Eğer International Youth Hostel Federation'a bağlı hostellarda kalacaksanız, yola çıkmadan bu kartı edinmenizde yarar var. 2006 yılında fiyatı 15 YTL idi. Bu kartı da Genç Tur'dan alabilirsiniz.
Kartlardan bahsetmişken işinize yarayabilecek bir başka kart da ISIC. Bu kart sizin öğrenci olduğunuzu kanıtlıyor ve öğrenci fiyatlarından yararlanabiliyorsunuz. Ancak bazı ülkelerdeki öğrenci indirimleri sadece AB vatandaşı öğrencilere yönelik oluyor ve bu karta sahip olsanızda olmasanızda öğrenci indiriminden yararlanamıyorsunuz. Örnek vermek gerekirse İtalya'da bu kart hiçbir işinize yaramazken Fransa'da yarayabiliyor. Bunun da 2006 yılı ücreti 15 YTL'ydi. Çok acayip indirimler sağlamamış olsa da verdiğimiz parayı çıkardı diyebiliriz.
Sunday, 11 February 2007
Thursday, 8 February 2007
Interrail hazırlıkları - 2
Vize için gerekli işlemleri tamamladıktan sonra geriye vize alabileceğinizi umarak beklemek kalıyor. Bu süre zarfında boş oturmayıp gitmeyi düşündüğünüz yerlerle ilgili araştırma yapmanız yararınıza olacaktır. Interrail sırasında çok kısa zamanda birçok yeri gezdiğinizden ancak belli başlı şeyleri görebiliyorsunuz ve o şehirde sizin özel ilgi alanınıza giren başka şeyler de varsa ne yazık ki bunları ıskalıyabiliyorsunuz. Örneğin Belçika'nın Chimay ya da Rodenbach marka birasının çok ünlü olduğunu ve mutlaka denemeniz gerektiğini sonradan gazetede okuyup benim gibi iç çekebilirsiniz. Böyle bir ön araştırma yapmanız elbette şart değil, ancak daha fazlasını keşfetmek/yaşamak istiyorsanız bu tarz bir araştırma yapmanızı şiddetle tavsiye ederim. Eğer daha önce oralarda bulunmuş ya da oralarda yaşayan tanıdıklarınız varsa en güzel bilgileri onlardan alabilirsiniz. Bu araştırmaları yaparken klasik turistik bilgilerden çok daha spesifik, ilgi alanınıza giren, hobilerinize yönelik bilgiler üzerinde durun. Çünkü klasik anlamdaki turistik bilgileri hem yolculuk sırasında yanınızda olacak rehber kitabınızdan hem de tourism information'lardan alabilirsiniz.
Bekleme süresini tamamlayıp vizenize kavuştuktan sonra interrail maratonunuzu resmen başlamış sayabilirsiniz. Resmi tüm işlemleri tamamladığınıza göre artık kişisel ihtiyaçlarınıza yönelmenin vakti geldi. Interrail sırasında ihtiyacınız olacak en önemli şey şüphesiz sırt çantası. Sürekli hareket halinde olacağınızdan uyduruk bir çanta yerine sizi üzmeyecek kalitede bir çanta kullanmanızda yarar var. Çünkü alacağınız kalitesiz çantalar yırtılabilir, ipleri kopabilir ve dolayısıyla sizi yarıyolda bırakabilir. Tüm eşyalarınızın içinde bulunduğu bir çantanın bu hale düşmesini istemezsiniz heralde. Eğer hostellarda değil de camping alanlarında kalmayı tercih edecekseniz, yanınıza ayrıca uyku tulumu ve mat almanız gerekecek. Bu konuda benim tavsiyem, eğer çok dolaşacaksanız ve çantanız mümkün olduğunca hafif olsun istiyorsanız sadece hostelları tercih etmeniz. Yine kendi yolculuğumdan örnek verirsem yanımda götürdüğüm tulum ve matı bir kere olsun kullanmadım. Zaten elinizde bu malzemeler yoksa para verip aldığınıza değmez. Çünkü camping alanları genelde şehir dışında ve aradaki fiyat farkı ulaşıma ve çektiğiniz çileye gidiyor :) Benim tavsiyem şehir içindeki uygun fiyatlı hostelları tercih etmeniz yönünde olacaktır. Elbette seçim size kalmış. Bunun dışında interrail boyunca giyeceğiniz ayakkabılar hem mevsim şartlarına uygun olmalı, hem de uzun süreli yürüyüşlerde sizi rahatsız etmemeli. Eğer yeni bir ayakkabıyla yola çıkacaksanız dikkat etmeniz gereken bir nokta daha var. Yeni aldığınız ayakkabıları evde toplam 8 saat olmak üzere denemeniz gerekli. Çünkü bu süre içerisinde ayakkabınız ayağınızın formunu alacak ve olası rahatsızlıklar varsa daha yola çıkmadan farketmiş olacaksınız. Ayakkabıyı dışarıda giymediğiniz için de herhangi bir problem olması halinde rahatlıkla iade edebileceksiniz. Bunların dışında para, pasaport ve değerli belgelerinizi saklayabileceğiniz giysi altında taşınan bir çanta almanız gerekli. Bunlar bel çantası ya da boyna takılan çanta şeklinde outdoor mağazalarından temin edilebilir. Ayrıca para saklamak için fermuarlı gizli bölmesi olan kemerler de işinize yarayabilir.
İstanbul'da outdoor ürünleri satan birçok firma var. Bunlardan en hesaplıları arasında Karaköy Meydanı'nda bulunan Atlas Kamp geliyor. Buradan alışveriş yaparken mutlaka pazarlık yapın. Çünkü nakit ödemeniz halinde oldukça tatminkar indirimler yapıyorlar. Atlas Kamp dışında Adrenalin firmasından da yararlanabilirsiniz. Adrenalin de nakit ödemelerde %10 indirim yapıyor. Adventure Republic ve Kutup Ayısı da outdoor ürünleri bulabileceğiniz diğer mağazalar. Elbette İstanbul'da outdoor ürünleri bulabileceğiniz yerler bunlarla sınırlı değil, ancak ilk aşamada aklıma gelen yerler bunlarla sınırlı. Bazı ürünlerde Atlas Kamp oldukça iyi fiyatlar verebiliyor, bu yüzden benim en çok tercih ettiğim yer orası. Fakat almak istediğiniz ürünün diğer mağazalardaki fiyatlarına bakıp da gitmenizde yarar var.
Gelelim seçeceğiniz rehber kitaba. Lonely Planet ve Let's Go bu alanda tercih edilen en popüler yayıncılar. Biz Lonely Planet'in Europe On A Shoestring ve Western Europe kitaplarını kullandık. İkisi de birbirine benzer içeriklere sahip. Ancak Europe On A Shoestring tüm Avrupa'yı kapsıyor ve daha hesaplı seçeneklere de yer veriyor. Western Europe zaten birimizde vardı, Europe On A Shoestring'i de interrail'e daha çok hitap ettiği için aldık. Europe On A Shoestring'i Madrid metrosuna hediye edene kadar yoğun olarak kullandık, bundan sonrasında ise Western Europe'la yetindik. Bunlar dışında Europe Through the Back Door 2007, The Rough Guide to Europe 2006 ve Let's Go 2007 Europe yararlanabileceğiniz benzer kitaplar. Bu kitaplardan bazılarını İstiklal Caddesi'ndeki Pandora ve Robinson Crusoe 389'dan bulabilirsiniz.
Bekleme süresini tamamlayıp vizenize kavuştuktan sonra interrail maratonunuzu resmen başlamış sayabilirsiniz. Resmi tüm işlemleri tamamladığınıza göre artık kişisel ihtiyaçlarınıza yönelmenin vakti geldi. Interrail sırasında ihtiyacınız olacak en önemli şey şüphesiz sırt çantası. Sürekli hareket halinde olacağınızdan uyduruk bir çanta yerine sizi üzmeyecek kalitede bir çanta kullanmanızda yarar var. Çünkü alacağınız kalitesiz çantalar yırtılabilir, ipleri kopabilir ve dolayısıyla sizi yarıyolda bırakabilir. Tüm eşyalarınızın içinde bulunduğu bir çantanın bu hale düşmesini istemezsiniz heralde. Eğer hostellarda değil de camping alanlarında kalmayı tercih edecekseniz, yanınıza ayrıca uyku tulumu ve mat almanız gerekecek. Bu konuda benim tavsiyem, eğer çok dolaşacaksanız ve çantanız mümkün olduğunca hafif olsun istiyorsanız sadece hostelları tercih etmeniz. Yine kendi yolculuğumdan örnek verirsem yanımda götürdüğüm tulum ve matı bir kere olsun kullanmadım. Zaten elinizde bu malzemeler yoksa para verip aldığınıza değmez. Çünkü camping alanları genelde şehir dışında ve aradaki fiyat farkı ulaşıma ve çektiğiniz çileye gidiyor :) Benim tavsiyem şehir içindeki uygun fiyatlı hostelları tercih etmeniz yönünde olacaktır. Elbette seçim size kalmış. Bunun dışında interrail boyunca giyeceğiniz ayakkabılar hem mevsim şartlarına uygun olmalı, hem de uzun süreli yürüyüşlerde sizi rahatsız etmemeli. Eğer yeni bir ayakkabıyla yola çıkacaksanız dikkat etmeniz gereken bir nokta daha var. Yeni aldığınız ayakkabıları evde toplam 8 saat olmak üzere denemeniz gerekli. Çünkü bu süre içerisinde ayakkabınız ayağınızın formunu alacak ve olası rahatsızlıklar varsa daha yola çıkmadan farketmiş olacaksınız. Ayakkabıyı dışarıda giymediğiniz için de herhangi bir problem olması halinde rahatlıkla iade edebileceksiniz. Bunların dışında para, pasaport ve değerli belgelerinizi saklayabileceğiniz giysi altında taşınan bir çanta almanız gerekli. Bunlar bel çantası ya da boyna takılan çanta şeklinde outdoor mağazalarından temin edilebilir. Ayrıca para saklamak için fermuarlı gizli bölmesi olan kemerler de işinize yarayabilir.
İstanbul'da outdoor ürünleri satan birçok firma var. Bunlardan en hesaplıları arasında Karaköy Meydanı'nda bulunan Atlas Kamp geliyor. Buradan alışveriş yaparken mutlaka pazarlık yapın. Çünkü nakit ödemeniz halinde oldukça tatminkar indirimler yapıyorlar. Atlas Kamp dışında Adrenalin firmasından da yararlanabilirsiniz. Adrenalin de nakit ödemelerde %10 indirim yapıyor. Adventure Republic ve Kutup Ayısı da outdoor ürünleri bulabileceğiniz diğer mağazalar. Elbette İstanbul'da outdoor ürünleri bulabileceğiniz yerler bunlarla sınırlı değil, ancak ilk aşamada aklıma gelen yerler bunlarla sınırlı. Bazı ürünlerde Atlas Kamp oldukça iyi fiyatlar verebiliyor, bu yüzden benim en çok tercih ettiğim yer orası. Fakat almak istediğiniz ürünün diğer mağazalardaki fiyatlarına bakıp da gitmenizde yarar var.
Gelelim seçeceğiniz rehber kitaba. Lonely Planet ve Let's Go bu alanda tercih edilen en popüler yayıncılar. Biz Lonely Planet'in Europe On A Shoestring ve Western Europe kitaplarını kullandık. İkisi de birbirine benzer içeriklere sahip. Ancak Europe On A Shoestring tüm Avrupa'yı kapsıyor ve daha hesaplı seçeneklere de yer veriyor. Western Europe zaten birimizde vardı, Europe On A Shoestring'i de interrail'e daha çok hitap ettiği için aldık. Europe On A Shoestring'i Madrid metrosuna hediye edene kadar yoğun olarak kullandık, bundan sonrasında ise Western Europe'la yetindik. Bunlar dışında Europe Through the Back Door 2007, The Rough Guide to Europe 2006 ve Let's Go 2007 Europe yararlanabileceğiniz benzer kitaplar. Bu kitaplardan bazılarını İstiklal Caddesi'ndeki Pandora ve Robinson Crusoe 389'dan bulabilirsiniz.
Monday, 5 February 2007
Interrail hazırlıkları - 1
Interrail yapmaya karar verip gidiş ve dönüş tarihlerimizi de belirledikten sonra, sıra en önemli adımlardan biri olan vize alma mevzusuna geliyor. Açıkçası bu konuda bir sürü söylenti var. X konsolosluğu kolay vize veriyor, Y konsolosluğu interrailcilere vize vermiyor tarzı şeyler söylene gelmekte. Ben bu konulara fazla girmek istemiyorum, çünkü her dönem farklı farklı tablolarla karşılaşmak mümkün. Bu yüzden vize işlemleriyle ilgili desteği Genç Tur ile irtibata geçip günün şartlarına uygun olarak alabilirsiniz. Sürekli Genç Tur yazıp duruyorum, yanlış anlaşılmasın kendileriyle herhangi bir bağlantım falan bulunmamakta. İstanbul'da bildiğim kadarıyla interrail biletinizi alabileceğiniz iki yer var. Bunlardan biri TCDD diğeri ise Genç Tur. Bilet fiyatları her ikisinde de aynı ve tahmin edersiniz ki TCDD size pek de destek olmuyor. Genç Tur ise herhangi bir ücret talep etmeden sizi interrail ile ilgili bilgilendiriyor ve işlemlerinizde yol gösteriyor. Bu yüzden kendilerine soru sormaktan çekinmeyin, size yardımcı olmak için ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Vize işlemlerinizi başvurduğunuz konsolosluğun istediği şekilde gerçekleştireceksiniz. Ancak genelde sizden kalacağınız yer için yapılmış rezervasyon istiyorlar.
Rezervasyon interrail mantığına elbette ters bir durum. İşte bu noktada imdadımıza www.booking.com yetişiyor. Bu sitenin espirisi yaptığınız rezervasyonların ücretsiz olması. Ancak iptal şartlarını iyi okumanız ve uygun zamanda rezervasyonunuzu iptal ederek beş kuruş para harcamadan bu işi tamamlamanız gerekli. Rezervasyonlarınızda en ucuz otelleri tercih etmenizde yarar var. Hem inandırıcı olması, hem de iptal etmeyi unutursanız canınızı fazla sıkmaması için buna dikkat etmeniz iyi olur. Eğer uçak ile belli bir noktaya uçup oradan interraile başlayacaksanız vize başvurusunda uçak biletinizi de göstermeniz yararınıza olacaktır.
Türkiye çıkışlı ekonomik uçak biletleri için My Air, Germanwings, Corendon ve EasyJet firmalarının yanısıra Marco Polo ve Eko Bilet sitelerindeki çeşitli havayollarına ait promosyonlu biletlerden de yararlanabilirsiniz. Ucuz uçak bileti bulmanın püf noktası olabildiğince erken seyahat tarihlerinizi belirlemeniz. Gidiş ve geliş tarihleriniz kabaca belli olduktan sonra geriye bu belirttiğim sitelerden ucuz bilet aramak kalıyor. Avrupa içerisi uçak biletleri içinse Ryan Air ve EasyJet işinize yarayabilir. Özellikle Ryan Air oldukça uygun fiyatlara uçuşlar sunuyor. Örneğin Linz-Londra hattında vergiler dahil 19€'ya uçabiliyorsunuz. Elbette bu demek değil ki her uçuş ucuz olacak. Bazen anormal fiyatlarla da karşılaşmanız mümkün. İşin sırrı erken davranıp bu promosyonlu biletlerden yararlanabilmekten geçiyor. Ancak bu ucuz uçuşlarda dikkat etmeniz gereken en önemli noktalardan biri, genellikle popüler olmayan havaalanlarını kullanmaları. "Ne olacak ki, havaalanında piyasa mı yapacağız?" demeyin, çünkü bu havaalanları genellikle toplu taşımaya çok ters noktalarda oluyor. Örneğin bizim Frankfurt-Hahn'dan Bari'ye olan Ryan Air uçağımız vergiler dahil 30€'ydu. Lakin Köln'den Frankfurt-Hahn denen yere gitmek için 15€ otobüse (1,5-2 saatlik yolculuk için) vermek zorunda kaldık, çünkü bu hatta tren falan yoktu. Bari'deki havaalanından şehir merkezine de tren olmadığı için yine 4-5€'luk bir shuttle kullandık ve aslında 30€ gibi görünen bu uçuş bize 50€'ya patladı. O yüzden hemen fiyatların cazibesine kapılmayıp araştırma yapmakta fayda var. Germanwings ile ilgili bir gözlemimi de belirteyim. Bu firmada fiyatların ne olacağı hiç belli olmuyor. O yüzden uygun fiyatlı bir uçuş bulduğunuzda çabuk karar vermeniz gerekli. 3 ay sonrası için iki gün önce baktığınız biletin fiyatı bir anda tavan yapmış olabiliyor. Newsletter'larına üye olursanız, promosyonlu biletlerin satışa çıkacağı tarihlerden önce sizi e-mail ile uyarıyorlar.
Vize için istenen belgeler arasında muhakkak zorunlu seyahat sigortası da oluyor. Bununla ilgili fazla bir açıklama yapmama gerek olmadığını düşünüyorum. Bu konuda yapacağım tek uyarı sigorta şartlarını iyi okumanız ve piyasadaki sigorta poliçeleri arasında sizin bütçe ve isteklerinize en uygun olanını seçmeniz. Örneğin bazı firmaların poliçelerinde ödeme yapılabilmesi için yaptığınız sağlık harcamalarının faturasını onlara ibraz etmeniz gerektiği yer alıyor. Bu demek oluyor ki seyahatiniz sırasındaki olası bir sağlık sorunu için cebinizden ödeme yapacaksınız ve ancak faturanızı ibraz ettiğinizde ödeme alabileceksiniz. Buna karşın bazı firmaların sigortaları ise böyle bir durumla karşılaşıldığında sizin herhangi bir ödeme yapmanızı gerektirmeden masraflarınızı karşılıyor.
Rezervasyon interrail mantığına elbette ters bir durum. İşte bu noktada imdadımıza www.booking.com yetişiyor. Bu sitenin espirisi yaptığınız rezervasyonların ücretsiz olması. Ancak iptal şartlarını iyi okumanız ve uygun zamanda rezervasyonunuzu iptal ederek beş kuruş para harcamadan bu işi tamamlamanız gerekli. Rezervasyonlarınızda en ucuz otelleri tercih etmenizde yarar var. Hem inandırıcı olması, hem de iptal etmeyi unutursanız canınızı fazla sıkmaması için buna dikkat etmeniz iyi olur. Eğer uçak ile belli bir noktaya uçup oradan interraile başlayacaksanız vize başvurusunda uçak biletinizi de göstermeniz yararınıza olacaktır.
Türkiye çıkışlı ekonomik uçak biletleri için My Air, Germanwings, Corendon ve EasyJet firmalarının yanısıra Marco Polo ve Eko Bilet sitelerindeki çeşitli havayollarına ait promosyonlu biletlerden de yararlanabilirsiniz. Ucuz uçak bileti bulmanın püf noktası olabildiğince erken seyahat tarihlerinizi belirlemeniz. Gidiş ve geliş tarihleriniz kabaca belli olduktan sonra geriye bu belirttiğim sitelerden ucuz bilet aramak kalıyor. Avrupa içerisi uçak biletleri içinse Ryan Air ve EasyJet işinize yarayabilir. Özellikle Ryan Air oldukça uygun fiyatlara uçuşlar sunuyor. Örneğin Linz-Londra hattında vergiler dahil 19€'ya uçabiliyorsunuz. Elbette bu demek değil ki her uçuş ucuz olacak. Bazen anormal fiyatlarla da karşılaşmanız mümkün. İşin sırrı erken davranıp bu promosyonlu biletlerden yararlanabilmekten geçiyor. Ancak bu ucuz uçuşlarda dikkat etmeniz gereken en önemli noktalardan biri, genellikle popüler olmayan havaalanlarını kullanmaları. "Ne olacak ki, havaalanında piyasa mı yapacağız?" demeyin, çünkü bu havaalanları genellikle toplu taşımaya çok ters noktalarda oluyor. Örneğin bizim Frankfurt-Hahn'dan Bari'ye olan Ryan Air uçağımız vergiler dahil 30€'ydu. Lakin Köln'den Frankfurt-Hahn denen yere gitmek için 15€ otobüse (1,5-2 saatlik yolculuk için) vermek zorunda kaldık, çünkü bu hatta tren falan yoktu. Bari'deki havaalanından şehir merkezine de tren olmadığı için yine 4-5€'luk bir shuttle kullandık ve aslında 30€ gibi görünen bu uçuş bize 50€'ya patladı. O yüzden hemen fiyatların cazibesine kapılmayıp araştırma yapmakta fayda var. Germanwings ile ilgili bir gözlemimi de belirteyim. Bu firmada fiyatların ne olacağı hiç belli olmuyor. O yüzden uygun fiyatlı bir uçuş bulduğunuzda çabuk karar vermeniz gerekli. 3 ay sonrası için iki gün önce baktığınız biletin fiyatı bir anda tavan yapmış olabiliyor. Newsletter'larına üye olursanız, promosyonlu biletlerin satışa çıkacağı tarihlerden önce sizi e-mail ile uyarıyorlar.
Vize için istenen belgeler arasında muhakkak zorunlu seyahat sigortası da oluyor. Bununla ilgili fazla bir açıklama yapmama gerek olmadığını düşünüyorum. Bu konuda yapacağım tek uyarı sigorta şartlarını iyi okumanız ve piyasadaki sigorta poliçeleri arasında sizin bütçe ve isteklerinize en uygun olanını seçmeniz. Örneğin bazı firmaların poliçelerinde ödeme yapılabilmesi için yaptığınız sağlık harcamalarının faturasını onlara ibraz etmeniz gerektiği yer alıyor. Bu demek oluyor ki seyahatiniz sırasındaki olası bir sağlık sorunu için cebinizden ödeme yapacaksınız ve ancak faturanızı ibraz ettiğinizde ödeme alabileceksiniz. Buna karşın bazı firmaların sigortaları ise böyle bir durumla karşılaşıldığında sizin herhangi bir ödeme yapmanızı gerektirmeden masraflarınızı karşılıyor.
Saturday, 3 February 2007
Nasıl bir interrail? - 2
Gelelim yalnız başınıza interrail yapma mevzusuna. Şüphesiz bu durumun en büyük artısı isteseniz de istemeseniz de bir sürü yeni insanla tanışmanız. Ayrıca yalnız başınıza böyle bir yolculuğu yapabiliyor olmanız da size çok önemli bir özgüven kazandıracaktır. Çok farklı düşünceler içerisine girebilir, kendinizi bir an felsefeye vermiş bile bulabilirsiniz. Olumsuz yanlarına gelirsek yanınızda bazı şeyleri paylaşacak kişiler bulunmadığı için zaman zaman kendinizi yalnız hissedebilirsiniz. Bir de birkaç dakikalığına olsa bile eşyalarınızı emanet edebileceğiniz birileri olmayacağından tuvalete bile çantanızla gitmek zorunda kalacaksınız. Bunu hiç küçümsemeyin, çünkü yolculuğunuz sırasında bu ve buna benzer birçok durumla karşılaşacaksınız. Zaman zaman güvenebileceğiniz birilerinin eksikliğini hissetmek bence en büyük probleminiz olacak. Genel olarak konaklama ve yemek masraflarınızda da bir artış olabilir. Tabi bu size kalmış, isterseniz konaklamayı bedavaya bile getirebilirsiniz. Bunun için Hospitality Club, Servas ve CouchSurfing tarzı oluşumlardan yararlanabilirsiniz. Kalabalık olduğunuzda -beraber kalmak isteyeceğinizi varsayarsak- bu oluşumlardan yararlanmanız da güçleşiyor çünkü. Bunlarla ilgili bilgileri ileride detaylı olarak da vermeyi düşünüyorum. Yalnız başınıza interrail yapmanızın artılarına geri dönersek bir bakmışsınız ki dünyanın öbür ucundan gelen bir adamla arkadaş oluvermişsiniz. Interrail'in sonunda ise kendinizi dünyanın türlü türlü yerlerinden gelmiş farklı insanların özgün hikayelerini dinlemiş olarak bulacaksınız.
Bir arkadaşım interrail'e çıkmadan önce okumam için bana bir kitap vermişti. Gizem Altın'ın kendi yaptığı interrail yolculuğunu anlatan ve ülkemizde interrail üzerine yazılmış ilk kitap olan "Bir Bilet Al" yalnız başına interrail yapmak isteyenler için karşılaşabilecekleri olası durumları ve duyguları özetleyen, onlara yola çıkma cesareti ve heyecanı aşılayan bir kitap. Bence interrail yapmadan önce okunması gerekli, özellikle de yalnız başınıza çıkacaksanız. Bu kitaptan etkilendiğim için mi yoksa şartlar öyle gerektirdiği için mi bilmiyorum ama ben de 1-2 günlüğüne de olsa yalnız başıma bir interrailcik yapmış oldum. Olayların gelişimini ileride anlatacağım. O yüzden şimdilik bu kısa zaman zarfındaki tecrübelerimin konuyla bağlantılı olan kadarını anlatmak istiyorum.
3 kişilik gruplara ayrıldıktan sonra ben Sevilla'da ayrılıp Cordoba'ya geçtim ve daha sonra Granada'da tekrar buluştuk. Cordoba'ya daha yeni varmış, kalacak yer ararken benim gibi şehre yeni gelmiş bir Amerikalıyla tanıştım. Beraber kalacak yer bulduk ve biraz sohbet ettik. Kaldığım odayı ise bir Japon, bir İspanyol ve bir Alman ile paylaşıyordum. Temel fıkralarını andıran bir durumdu anlayacağınız. Bu kısacık sürede bile birden 4 farklı milletten insanla tanışıp biraz olsun hikayelerini dinlemiş oldum. Sanırım bu somut örnekle yalnız başınıza olduğunuzda insanlarla tanışmanızın çok daha kolay olduğunu anlatabilmiş oldum. Açıkçası grup halindeyken bu kadar fazla kişiyle tanışma imkanım olmamıştı. Yine de bu gezinin tamamını yalnız başıma yapmayı istemezdim. Ama iyi ki böyle bir fırsat doğmuş ve farklı bir interrail'in de tadını almışım diyorum. Sanırım optimum interrail yolculuğu için grupça yola çıkıp belli noktalarda ayrılıp tekrar buluşmak en iyisi. Böylece interrail'in her iki halini de yaşamış olursunuz.
Bir arkadaşım interrail'e çıkmadan önce okumam için bana bir kitap vermişti. Gizem Altın'ın kendi yaptığı interrail yolculuğunu anlatan ve ülkemizde interrail üzerine yazılmış ilk kitap olan "Bir Bilet Al" yalnız başına interrail yapmak isteyenler için karşılaşabilecekleri olası durumları ve duyguları özetleyen, onlara yola çıkma cesareti ve heyecanı aşılayan bir kitap. Bence interrail yapmadan önce okunması gerekli, özellikle de yalnız başınıza çıkacaksanız. Bu kitaptan etkilendiğim için mi yoksa şartlar öyle gerektirdiği için mi bilmiyorum ama ben de 1-2 günlüğüne de olsa yalnız başıma bir interrailcik yapmış oldum. Olayların gelişimini ileride anlatacağım. O yüzden şimdilik bu kısa zaman zarfındaki tecrübelerimin konuyla bağlantılı olan kadarını anlatmak istiyorum.
3 kişilik gruplara ayrıldıktan sonra ben Sevilla'da ayrılıp Cordoba'ya geçtim ve daha sonra Granada'da tekrar buluştuk. Cordoba'ya daha yeni varmış, kalacak yer ararken benim gibi şehre yeni gelmiş bir Amerikalıyla tanıştım. Beraber kalacak yer bulduk ve biraz sohbet ettik. Kaldığım odayı ise bir Japon, bir İspanyol ve bir Alman ile paylaşıyordum. Temel fıkralarını andıran bir durumdu anlayacağınız. Bu kısacık sürede bile birden 4 farklı milletten insanla tanışıp biraz olsun hikayelerini dinlemiş oldum. Sanırım bu somut örnekle yalnız başınıza olduğunuzda insanlarla tanışmanızın çok daha kolay olduğunu anlatabilmiş oldum. Açıkçası grup halindeyken bu kadar fazla kişiyle tanışma imkanım olmamıştı. Yine de bu gezinin tamamını yalnız başıma yapmayı istemezdim. Ama iyi ki böyle bir fırsat doğmuş ve farklı bir interrail'in de tadını almışım diyorum. Sanırım optimum interrail yolculuğu için grupça yola çıkıp belli noktalarda ayrılıp tekrar buluşmak en iyisi. Böylece interrail'in her iki halini de yaşamış olursunuz.
Friday, 2 February 2007
Nasıl bir interrail? - 1
Arkadaş grubuyla ya da yalnız interrail yapmanız tamamen sizin interrailden beklentilerinizle alakalı. Eğer interrail boyunca yanınızda güvenebileceğiniz birileri olsun, gırgır şamata hiç eksik olmasın istiyorsanız ve ben arkadaşlarım olmadan sıkılırım diyorsanız küçük bir arkadaş grubuyla birlikte interrail yapmanız sizin için daha uygun. Böylelikle konaklama masraflarınız da düşecek ve hiç tanımadığınız insanlarla odanızı paylaşmak zorunda kalmayacaksınız ya da paylaşsanız bile yanınızda tanıdık birileri olacak.
Biz 6 kişilik bir grup olarak yola çıktık. Interrail için kalabalık bir grup, ancak hepimiz 8-10 senelik lise arkadaşı olduğumuz için birbirimizi çok iyi tanıyorduk ve bu nedenle herhangi bir sorun yaşamadık. Eğer grup olarak interrail yapmak istiyorsanız arkadaşlarınızı ne kadar tanıdığınızı da göz önünde bulundurmanızda fayda var. Aksi takdirde interrail sırasında bazı tatsızlıklar yaşayıp yolunuzu ayırmak durumunda bile kalabilirsiniz. Sonuçta yapacağınız interrail boyunca 24 saatinizi bu arkadaşlarınızla beraber geçireceksiniz.
"Peki ideal bir interrail grubu kaç kişi olmalı?" derseniz heralde 3 derim :) Tabi bu demek değil ki 4 kişiyle olmaz, neticede biz 6 kişiydik :P Ancak 3 kişi ne çok kalabalık ne de çok az. Tam kararı yani. 3 kişinin kalacak yer bulması, ortamlara akması vs. çok daha rahat. Eğer sizin gibi interrail/eurail yapan farklı ülke ve kültürlerden kişilerle de tanışmak, muhabbet etmek istiyorsanız 3 kişiyi aşmamakta fayda var derim ben. Öteki türlü ister istemez kendi içinize kapanık bir grup oluyorsunuz. Ne başkaları sizinle muhabbete katılmaya çalışıyor ne de siz gidip de onlara laf atıyorsunuz. Bunu kanıtlamak için hemen geçen yaz yaptığımız interraili örnek gösterebilirim. Aramızdan 3 kişi erken döneceğinden Lizbon'dan sonra iki gruba ayrıldık. O güne kadar grup dışından kimseyle pek muhabbetimiz olmamıştı. Genelde kendi aramızda eğleniyorduk. Ben daha geç dönen gruptaydım ve biz diğer gruptan ayrıldıktan sonra birçok kişiyle tanıştık. İşte interrailin bence en güzel yanlarından biri de bu. Kolombiya'dan gelmiş biriyle Granada'da tanışıp muhabbet edebiliyorsunuz. Ya da aynı odayı paylaştığınız Japon'la çatpat anlaşmaya çalışıp onun yol serüvenini öğrenmeye çalışıyorsunuz.. Gerçekten de insanı heyecanlandıran bir şey bu.
Biz 6 kişilik bir grup olarak yola çıktık. Interrail için kalabalık bir grup, ancak hepimiz 8-10 senelik lise arkadaşı olduğumuz için birbirimizi çok iyi tanıyorduk ve bu nedenle herhangi bir sorun yaşamadık. Eğer grup olarak interrail yapmak istiyorsanız arkadaşlarınızı ne kadar tanıdığınızı da göz önünde bulundurmanızda fayda var. Aksi takdirde interrail sırasında bazı tatsızlıklar yaşayıp yolunuzu ayırmak durumunda bile kalabilirsiniz. Sonuçta yapacağınız interrail boyunca 24 saatinizi bu arkadaşlarınızla beraber geçireceksiniz.
"Peki ideal bir interrail grubu kaç kişi olmalı?" derseniz heralde 3 derim :) Tabi bu demek değil ki 4 kişiyle olmaz, neticede biz 6 kişiydik :P Ancak 3 kişi ne çok kalabalık ne de çok az. Tam kararı yani. 3 kişinin kalacak yer bulması, ortamlara akması vs. çok daha rahat. Eğer sizin gibi interrail/eurail yapan farklı ülke ve kültürlerden kişilerle de tanışmak, muhabbet etmek istiyorsanız 3 kişiyi aşmamakta fayda var derim ben. Öteki türlü ister istemez kendi içinize kapanık bir grup oluyorsunuz. Ne başkaları sizinle muhabbete katılmaya çalışıyor ne de siz gidip de onlara laf atıyorsunuz. Bunu kanıtlamak için hemen geçen yaz yaptığımız interraili örnek gösterebilirim. Aramızdan 3 kişi erken döneceğinden Lizbon'dan sonra iki gruba ayrıldık. O güne kadar grup dışından kimseyle pek muhabbetimiz olmamıştı. Genelde kendi aramızda eğleniyorduk. Ben daha geç dönen gruptaydım ve biz diğer gruptan ayrıldıktan sonra birçok kişiyle tanıştık. İşte interrailin bence en güzel yanlarından biri de bu. Kolombiya'dan gelmiş biriyle Granada'da tanışıp muhabbet edebiliyorsunuz. Ya da aynı odayı paylaştığınız Japon'la çatpat anlaşmaya çalışıp onun yol serüvenini öğrenmeye çalışıyorsunuz.. Gerçekten de insanı heyecanlandıran bir şey bu.
Thursday, 1 February 2007
Interrail'e çıkmadan..
Hadi bakalım..
Subscribe to:
Comments (Atom)
